The following is a hierarchical listing of all the pages in this web that can be reached by following links from the top-level file "index.htm". Page titles are displayed if they exist, otherwise the entries are file names. Unreachable files are shown at the bottom of the list.

Table of Contents Heading Page

 
FENİKELİLER
 
Adları
Fenik veya Fenike adı, bu halkının kendisinin kullandığı bir ad değildi. Onlara bu adı verenler Yunanlılar oldu.
Eski Mısır yazıtları Fenike’ye Khal veya Khar, halkına da Khalu (Kharu) olarak referans vermektedir. Asur yazıtlarında bu ad Khar veya Akharru olarak geçer. Brugsch Bey’e göre, Khar sözcüğü Semitik dilde arka, arka taraf anlamlı achur (achor) köküyle ilintilidir. O’nun açıklamasına göre Semitik ırkların adeti yönlerini güneşin doğduğu doğuya dönüp belirlemekti. Bu nedenle Doğu’ya ön-taraf, Batı’ya arka-taraf, Güney’e sağ (yamun), Kuzey’e de sol (shemol, shamel) derlerdi. Yüzlerini Güney’e dönerek yön belirleyen eski Mısırlılar ise Doğu’ya sol-taraf anlamında ‘Semah’ derlerdi ki, Heredot’ta geçen ‘Kralın sol tarafında oturanlar’ anlamlı ‘Asmach’ sözcüğü bununla ilişkilidir.
18. Hanedanlığın başlarına (M.Ö. 1700 yılı dolayına) ait Mısır yazıtlarında ise Fenike’den başka bir adla, Kefa (Keft, Kefeth, Kefthu) olarak sözedilir.
Mısır yazıtlarının Fenikeliler için kullandığı adlardan biri de Men (Menti)’dir.
Brugsch Bey gibi bazı bilginlere göre Hyksos (Shausa) adıyla da Fenikeliler kastedilirdi.
(Bk. Brugsch Bey, A History Of Egypt Under The Pharaohs, 1876-77, İng. çeviri, s. 254-55, 337, 381, 510).
Bazı kaynaklar Fenikeliler’den Kenani’ler diye sözeder.
Kenan adı, bazı bilginlere göre, Hurrice bir sözcük olan ve ‘kırmızı’ anlamına gelen Kenaggi’den gelmedir. Yunanca olan Phoenician (Fenike, Fenikeli) adı da ‘kırmızı’ demektir. Bir görüşe göre ise, Kenan adı Lowlanders anlamlı Sami bir sözcüktür ve Kenani denenler de M.Ö. 2300 ile M.Ö. 2100 tarihleri arasındaki büyük Semitik istila sırasında Filistin ve Fenike’ye yerleşen Amoritler’den gelme Samiler’dir.
(Bk. Dımıtrı Baramki, Phoenicia And The Phoenicians, Beyrut, 1961).
Kenaniler, genelde Tevrat dolayımıyla Filistin nüfusu içindeki İsrailliler-öncesi ve onlar tarafından yerlerinden edilen ana unsur olarak bilinir. Kenan; Mezopotamya, Mısır ve Anadolu arasındaki bölgeydi.
John Gray’ın Ancient Peoples And Places serisi arasında çıkan The Canaanıtes (1964, 38. cilt) adlı çalışmasına göre, Canaan (Kenan) adı, İskenderiye Körfezi’nden  Carmel Head’e kadarki Suriye kıyısının M.Ö. 2. Milenyumdaki Semitik adı olan Kinahna’dan gelmedir. Sözcüğün (Kenan) bu dar anlamı zamanla genişleyerek ova kesimlerdeki yerleşmeleri de kapsayacak şekilde kullanıldı. Gray’e göre Kenan adı Semitler’e (özelde Suriye ve Filistin nüfusu içindeki Sami unsura) işaret eder, ama sözcüğün bu etnik anlamı ikincil olup, Kenaniler adından özel bir etnik grubun tarifinden çok, bir kültüre (daha çok Suriye ve Filistin kültürü) referansı anlamalıyız.
Fenikeliler’e, en eski Fenike kenti olduğu söylenen Beyrut’un 20 mil güneyindeki Sidon (Zidon, Arapça’da Saida, Seyda)’un adıyla Sidonlular (Seydalılar) dendiği de olmuştur. Başlangıçta yalnızca Seyda kenti sakinlerini tanımlayan bu ad, bazı dönemlerde Fenikeliler’in genel adı olarak da kullanılmıştır. Sidon (Zidon)’un adı M.Ö. 1500’den itibaren Mısır kayıtlarında anılır. Bu kentin adını Kenan’ın en büyük oğlundan aldığına ilişkin bir gelenek var. Bir teze göre de, bu ad, kentin surlarında yapılan balıkçılıkla ilişkilidir (Bk. A Dictionary Of Bible).
Bazı kaynaklarda ise, Fenikeliler’e, bir diğer eski ve ünlü Fenike kentinin adıyla Tyre’liler denmektedir. Tyre’nin diğer adı Sur’dur.
The World’s History adlı esere göre, Fenikeliler, İsrailliler de dahil tüm komşuları tarafından Sidonlular olarak adlandırılmışlardır. Tyre ve Sidon birleşik krallığı da ‘Sidonlular Krallığı’ diye bilinmiştir. Sidonlular’ın başkenti ise, Tyre (Sur) idi.
Tevrat’ta Sidon’a Seyda, Sidonlular’a da Seydalılar denmektedir.
Orijinleri
Heredot (484-430 M.Ö)’un aktardığı bir geleneğe göre, Fenikeliler, başlangıçta Basra Körfezi (Pers Körfezi, Heredot’ta Kızıl Deniz) ve dolaylarında yaşıyorlardı. Oradan gelerek Suriye’nin sonraları Fenike olarak bilinen dar kıyı şeridine yerleştiler. Heredot, bu geleneğin bizzat Fenikeliler tarafından da anlatıldığını yazmaktadır.
(Herodotus, I. kitap ve ayrıca VII. kitap, s. 375-405).
En eski efsaneler Fenikeliler’in ilk yurdunun Pers Körfezi kıyıları, Fırat havzaları, Dilmun (modern Bahreyn Adaları), Milukhkha, Magan ve çevreleri olduğuna işaret ediyor. Bahreyn Adaları’nın en büyükleri Tylos ve Arados idiler. Bu iki ad ile Fenike kıyı kentleri Tyre ve Arvad’ın adları arasındaki büyük benzerliğe dikkat çeken Gaston Maspero, Büyük İskender’in zamanında bile Fenikeliler’e ait en eski kalıntıların Bahreyn Adaları’nda (antik Dilmun) keşfedildiğine inanıldığını yazmaktadır.
(Bk. Gaston Maspero, The Struggle Of The Nations, 1896, A. H. Sayce’nin edite ettiği İng. 2. Baskı, London, 1910, s. 56, 62-63).
Gelenekte Fenikeliler’in ilk yurtlarını şiddetli depremler nedeniyle terkettikleri söylenir. Maspero’nun aktardığına göre, Fenikeliler’in bu göç sırasında ilkin Suriye Gölü’ne doğru gidip bir süre oralarda yaşadıkları, daha sonra da Doğu Akdeniz kıyı şeridine varıp Sidon ve Tyre kentlerini kurdukları yönünde varsayımlar var. Bir teze göre ise, Fenikeliler, Pers Körfezi’nden değil, Ölü Deniz’den gelmişlerdir ve göçlerine neden olan da kıyısında yaşadıkları Ölü Deniz’in başına gelen felakettir. Ama pek çok hipotezin ortasında, Maspero’ya göre de, kesin gibi görünen onların Pers Körfezi’nden geldikleridir. Suriye kıyılarına hangi yoldan geldikleri henüz bilinmiyor.
Heredot’un verdiği bilgilerden hareketle, Maspero, Fenikeliler’in Suriye kıyılarını geldiği tarihi M.Ö. 28. Yüzyıl olarak tahmin etmekte ve şu soruyu ortaya atmaktadır:
Acaba Beni-İsrailliler (İbraniler) Fenikeliler’i de içine alan aynı aşiretler grubuna mı aitti, yoksa onlar Dicle-Fırat’ın aşağı havzaları arasına yerleşmiş Kalde ırkından mı idiler?
(G. Maspero, a.g.e).
Bir görüşe göre Fenikeliler Sami kökenlidirler ve dilleri de Aramice ve İbranice ile birlikte Akadca’dan çıkma bir lehçedir. Dimitri Baramki, bu görüşü savunmaktadır.
Dinleri
Fenike panteonunun başı güneş tanrısı El’di. O’nun kuvvetinin sembolü boğa idi. Diğer Fenike tanrıları arasında El’in eşi Asherah, şimşek ve fırtına tanrısı olan El’in oğlu Baal, Baal’ın oğlu Aliyan, ayrıca deniz tanrısı Kousor, Tyre/Tsor (Sur, Tevrat’ta bu kente Şur, halkına Şurlular/Surlular denir) kentinin kültü Melkart (Fenike dilinde bu sözcük ‘Kentin Kralı’ demektir. Mel sözcüğü kral, kart ise kent anlamına geliyor açık ki. M.Ö. 9. Yüzyılda Fenikeliler’in kurduğu bir kent olan Kartaca’nın adı da Kaart-hadtha= Yeni Kent demektir), ve  Sidon kentinin ana kültü Astarte gibi tanrılar da vardı.
Bunların herbiri birer Fenike kentinin tanrısıydı.
Bu tanrıların en azından bazısının ilişkili oldukları kentin kurucu ve/veya ilk kralları olduklarını düşünmek gerekir. Efsaneye göre Sidon kentinin kurucusu ve ilk kralı Keret diye biridir. Fenike krallarının kendilerine tanrılık atfettikleri, örneğin Sidon kralının tanrıların soyundan olduğu iddiası, kendi soyunu tanrılara kadar çıkardığı düşünülürse, Fenike tanrılarının kent kurucu önderler ve ilk krallar olması ihtimali daha da güç kazanır.
 
Kısa Tarihleri
Fenikeliler, denizci ve tüccar bir halktı. Uzak deniz ve ticaret seferleri yaptılar. Akdeniz dünyası boyunca, öteki uçtaki İspanya da dahil, kıyılarda ve adalarda, sonraları büyük kentlere dönüşen yığınla koloniler kurdular. Kendi sayısal güçlerini aşan bu faaliyetlerinde, başka halklardan, müttefikleri Lelegler’den ve Karlar’dan paralı adam sağladılar.
Böylece yaklaşık dört-beş asır boyunca denizlerin egemeni oldular.
Alfabeyi yaratanlar da Fenikeliler oldu.
Fenike’nin kendisi birleşik bir krallık haline gelemedi. Arvad, Gebal, Sidon ve Tyre dört ayrı devlet idiler. Fenike kentlerinin en nüfuzlu olanları ise, birbirine rakip Sidon ve Tyre (Sur) ikilisiydi.
Genelde Sidon, Tyre, Ugarit vd gibi çeşitli kent krallıklarına bölünmüş kaldı ülke. En önde gelen ve diğerlerine öncülük eden Fenike kentleriydi bunlar. İttifak yaptıklarında Fenike kentlerini genellikle Sidon ve Tyre’nin öncülüğünde buluruz.
Zaman zaman birbirinden bağımsız olarak varolan bu küçük kent krallıkları uzunca bir süre Mısır’a, bir zaman için de Asurlar’a ve Hititler’e bağımlı kılındılar. Daha sonra da Babil ve İran (Akamenid) hakimiyetine sokuldular.
Fenike, Darius’un eyaletler bölümlemesinde, Filistin ve Kıbrıs ile birlikte, Klikya ile Mısır arasındaki ülkeleri içeren Beşinci Eyalet’te yeralıyordu.
Heredot, Yunanlılar’a karşı savaşta Akamenid kralı Xerxes’in donanmasını oluşturan ulusların başında Fenikeliler’i sayar. O’nun yazdığına göre, Xerxes donanmasındaki en iyi denizciler Fenikeliler, Fenikeliler içinde ise Sidonlular idi (Herodotus, A. D. Godley çevirisi, III. kitap, s. 119-23 ve VII. kitap, s. 375-405).
Akamenidler devrildiğinde tüm Fenike kentleri İskender’e bağlandılar. Sidon, İskender’in ordusuna büyük bir birlik verdi. Fenike’yi sonraları Mısır ve Selukidler’in yönetimi altında görürüz.
 
Author information goes here.
Copyright © 1999 [OrganizationName]. All rights reserved.
Revised: Temmuz 31, 2004 .